ADNAN OKTAR: “Değerli Hocam, sizi dinlemek ve izlemek gerçekten çok hoş Hocam. Benim eşim kanser hastası, sizin duanıza ihtiyacım var. Size kalpten inanan biriyim. Ben Mustafa Bakırcı.”Hanımefendi annemiz herhalde kanser olmuş anladığım kadarıyla. Allah şifa versin. Ben bir daha söylüyorum; kardeşlerimiz her yere mektup yazsınlar, kanser hastasından para almak bana kabus gibi geliyor, inanılır gibi değil yani. Kardeşim, zaten o insan çok ağır bir imtihandan geçiyor, ölüm-kalım mücadelesi, yani her an ölebilir o adam her an. Mesela kan kanseri, karaciğer kanseri, akciğer kanseri çok vahim bir hastalıktır. Ailesinde,çocuklarında meydana gelecek tedirginliği bir düşünün. Adam çalışamaz o durumda, kanser hastası evinde duruyor. Ve çocukları her an ölebileceğini düşünerek teyakkuzdalar. ‘Selamun Aleykum’ diyorlar, ‘Aleykum Selam; evet beyefendi’ diyor, ‘hastalığı tespit ettik kanser’ diyor, ‘tedavisini de yaparız’ diyor. ‘Ne yapmamız gerekir’ diyor? ‘Önden bir dört yüz milyarınızı alacağız’ diyor, ‘teşekkür ederiz’ diyor. Allah Allah, al bir felaket daha. Adam evini barkını bilmem neyini hepsini satsa yine kurtaramaz. ‘Peki’ diyor adam, ‘bende bu kadar para yok’ diyor; ‘canın sağolsun’ diyor, ‘güle güle’ diyor. Git öl diyor yani. Kardeşim, hepimiz sorumluyuz bundan, kabul edilecek bir şey mi bu? Bak, minik çocuk dün, ufacık, el kadar sabi; bütün Türkiye sorumludur bu sabiden, eğer bu çocuk ölürse, herkes sorumlu olur -Allah vermesin- herkes sorumlu olur. Ve böyle çok fazla sabi var, küçük çocuk var kanser hastası, mazlum. Yani diyemezsin benim partimden değil, benim dinimden değil. Yani kaçacak-göçecek bir yer yok. Senin partinden olmaması, öyle bir şeyi ahirette açıklayamazsın. Dinle ilgili de bir şey söyleyemezsin. Zaten sabi takva Müslüman kabul edilir, melek gibi onlar, tertemiz. Herkes ondan sorumludur.
Şimdi bu kardeşimizin de eşi kanser, bu insan ne kadar zor durumdadır yani. Ne var 400 milyarlık yani, ne yapılıyor? Nihayet ilaç verilecek. İlaç pahalıya mal oluyor denebilir, öyle bir şey de yok. O zaman nedir yani? Velev ki pahalıya mal olsa bile biz üstleniyoruz, devlet bizden vergi kessin. Diyebilir ki, ‘sürüneceksin’ sürünelim kardeşim, sürünelim tamam. Yani mesela, ‘çeyrek ekmekle yüz gram peynir yiyeceksin’ diyecek; tamam kabul ediyoruz. Ben sabilerin kanserden ölmesini istemiyorum, annelerin kanserden ölmesini istemiyorum. 400 milyar para verilir mi? En hafifi kardeşim bu en hafifi, en indirimli olanı bu, en indirimli olanı. Bu nedir bu? Yeri göğü birbirine katmak lazım, böyle şey olmaz. Şimdi bu sabi ölürse, Allah vermesin, Allah ömrünü uzun etsin- bütün Türkiye sorumlu olur mu olmaz mı? Herkes sorumlu olur, birinci derecede sorumlu olur.
Mesela devlet diyebilir ki, ‘sizin konforunuz gidebilir.’ Allah Allah, konfor istemiyoruz biz kardeşim. Anlatamadık galiba. Mesela diyor ki, ‘stadyum yapamayız’ yapılmasın istemiyoruz. Yarım kalır; kalsın kardeşim, yarım kalsın istemiyoruz yani. Önce bu konu. Allah esirgesin, para için bir çocuk vefat ederse, ne büyük ızdıraptır yani, Allah vermesin.
Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Dünyada Dine Dönüş Videoları
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler