Adnan Oktar'ın 11 Şubat 2012 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Mesela zannediyor ki kardeşlerimiz, mesela ben Fatih Çarşamba’ya hitap ediyorum. Ben, halkımın bütününe hitap ediyorum. Muhafazakar din anlayışında olan yahut nasıl diyelim? Tutucu diyelim. Tutucu olan kardeşlerimizin, zaten beni izlemelerine gerek yok. Ben aydın, modern, Atatürkçü, dekolte hanımlara, içki de içen, eğlenen, alemci olan gençlere, üniversite öğrencilerine, lise öğrencilerine, entelektüel kesime, bakımlı gezen hanımlara, mini etek giyen hanımlara, plaja giden hanımlara, tanga mayo giyen hanımlara, arada mesela Cuma namazına giden insanlara yahut bayram namazına giden insanlara, yani milletimin yüzde 90’ına hitap ediyorum, inşaAllah. Bir kısmı da kardeşlerimiz zaten çok takvadır. Sarığı ile namaz kılar, cübbesi ile kılar, çarşafıyla kılar. Şimdi o kardeşimize ben hitap etmiyorum zaten. Ama istiyorsa, dinlerse iftihar ederim. Allah razı olsun. Ama benim muhatap olduğum, hedeflediğim, anlatmak istediğim kitle, tarif ettiğim kardeşlerimizdir. Düğünde oynayan, içen, alemci olan kardeşlerimiz, neşeli olan gençler, bu Twitter’de yazışanlar, İnci Sözlük ekibi, Ekşi Sözlük ekibi, bir kısım fırlama tabir edilen tipler oluyor ya böyle cin gibi, o tip gençler, sosyeteye mensup kardeşlerimiz, her gün kendine bakım yapan, çok güzel olmaktan hoşlanan genç kızlar, yakışıklı delikanlılar, hepsine hitap ediyorum, hepsine yönelik, inşaAllah. O yüzden beni o çizgide beklemeyin, o mümkün değil. Zaten öyle bir bakış açım yok. Kardeşlerim istiyor ki, Cübbeli gibi olayım. Cübbeli’nin yerine kişiler var şu an o işi yapan. Öyle insanlar var zaten. Çok miktarda var. Yani her yerde, her cemaatte var, tarikatlarda var. Tek tek isim vermeyeyim de. Zaten tamam bu eksiksiz tam kadro. Fakat benim gibi İslam’ı tebliğ eden bir insan yok. Dünya çapında. Mesela ben Amerikalılara hitap ediyorum, Musevilere hitap ediyorum, Hıristiyanlara hitap ediyorum, masonlara hitap ediyorum, ateistlere hitap ediyorum, Marksistlere, komünistlere hitap ediyorum. Hepsini ben şefkatle kucaklıyorum. Hepsine saygı duyuyorum. Dolayısıyla onların anlayacağı dilden konuşuyorum ve onların anlayacağı bir stille onlara yaklaşıyorum. Siz istiyorsunuz ki, Cübbeli gibi olayım. Öyle bir şey olmaz. Yanlış anlaşılma var orada kardeşlerimizde. Yani o konuda ısrarcı olmanız da yersiz olur. Şu an mesela Cübbeli’nin yerine gelen o Seyyid Efendi, gayet mükemmel anlatıyor. Başka hoca efendiler de var, Cübbeli’yi ağzında götürecek insanlar var. Onlar da anlatıyorlar, videoları var, her gün sohbetleri var. Onu dinlemek isteyen insanlar zaten camiye gidiyorlar, dinliyorlar. Mesela bak, benim canım Hıristiyan. Ben ona hitap ediyorum aynı zamanda. Mesela ben sarıkla, cübbeyle onun karşına zaten gelemem. Olay bitiyor yani. Zaten gelemezsin karşısına. Müzik zaten dinleyemezsin. Kadehi eline alamazsın. Böyle klas, yakışıklı olamazsın. Marka giyinemezsin falan feşmekan. Ben söylüyorum; ben alemciyim, neşeliyim, dışa dönüğüm, Atatürkçüyüm. Atatürkçü olamazsın bir kere bazı kafalar için, bazı kişiler için mümkün değil. Cumhuriyetçiyim, aydınım, laikim. Laik olmama adam şaşırıyor. Demokratım, demokrasiyi savunuyorum, en gelişmiş demokrasiyi savunuyorum. Coşkuluyum. Sanatın bütün şubelerini seviyorum. Resim, heykel, müzik, destekliyorum. Şimdi bakın, buralarda bitiyor benim olay, kopuyor. Onun için benim faydalanacak yönlerim varsa, onlardan istifade edin. Şimdi mesela iman hakikatlerini alın. Ama Ortodoks görüşe sahip olan kardeşlerimiz ben saygı duyarım, severim de Ortodoks görüşteki insanları. Hoşuma da gidiyor yaşamları. Ama öyle bir stile biz girmiş olsak, zaten İslamiyet diye bir şey kalmaz birçok yerde, söyleyeyim size. Bizim etkimizle göğsünüzü gere gere zaten İslamiyet’i anlatabiliyorsunuz birçok yerde. Biz komünistleri böyle etkisiz hale getirmesek, devlete musallat olan ideolojiyi yenmiş olmasak, hükümet de böyle rahat hareket edemezdi. Hükümetin elini çözdük. Hükümet rahat hareket eder hale geldi. Bakın hükümete kimse gıkını çıkaramıyor. Felsefi yönden yaklaşamıyorlar. Bir hükümetin güçlü iktidarının olması için, bir kere felsefi tabanının olması gerekiyor. Hükümetin biz felsefi tabanıyız. Eskiden mevcut sistem, Darwinizm üzerine oturmuştu. Hükümetlerde ona göre hareket ediyordu. Mesela sağ hiçbir zaman için güçlü olamıyordu, Darwinizme karşı güçsüz olduğu için, Materyalizme karşı güçsüz olduğu için. Birkaç dergi ile bile devirmek mümkün oluyordu hükümeti. Mesela Adnan Menderes’i çok rahat devirebiliyor birkaç dergi ile birkaç gazete ile. Ama bakın, hükümetin kılına dokunamıyorlar. Çünkü felsefi zeminde adeta kayaya çarptılar. Geçemiyorlar. Felsefi yönden eleştiremedikleri için hükümeti, sadece seyretmek durumunda kalıyorlar. Yapacakları hiçbir şey yok. Çok cılız direnmeye kalkıyorlar. Zaten pestillerini çıkarıyoruz anında. Mesela kardeşlerimiz bu yönünü göremiyor. Birçok kardeşimiz görmüyor. Eğer biz mesela Cübbeli zihniyetinde olmuş olsak, hükümetin felsefi savunması yapılamamış olurdu. Felsefi yönden eli zayıf olacaktı hükümetin. Bu çok müthiş bir durum meydana getirir, çok vahim bir durum meydana getirir. Hükümet ayaklarının üstüne basamaz o zaman. Ve çok rahat yıpratırlardı hükümeti. Ama biz muazzam bir zemin meydana getirdik. Anti-Darwinist, anti-Materyalist bir zemin meydana getirdik. Hatta CHP bile, sağa kaydı bu sebeple. CHP’nin sağa kaymasının sebebi de, biziz. Çünkü Darwinist-materyalist olamayacağını gördü CHP. Olamayınca, sağa kaydı. Sağ söylemdir şu anki CHP’nin söylemi. Zaten bunu herkes söylüyor. AK Parti’nin iktidara gelmesindeki ideolojik zemini… Biz illa AK Parti olsun demiyoruz. Ama sağ güçlü olsun, mukaddesatçılar güçlü olsun diye, bütün Anadolu’da bir ilmi faaliyet oldu. Bakın, iddia edilen Ergenekon terör örgütü davasında tutuklu olan Doğu Perinçek, çok zekidir. Ve hakikaten bu yargılanan kişiler içerisinde, en kültürlü olan odur. En olaylara derin bakabilen, analiz gücü en yüksek olan odur. Zaten onun için çok itibar ederler ona, herkes. O diyor ki: “AK Parti’yi Adnan Hoca iktidar etti, Darwinizme ve Materyalizme karşı mücadelesi ile. İl il Anadolu’yu bütün her yerini gezdiler, her yerde konferanslar yaptılar ve AK Parti’yi iktidar yaptılar” diyor. Biz gidin AK Parti’yi iktidar yapın konferanslarla mı dedik? Darwinzimi, Materyalizmi çürüttük. Çürütünce, halk doğal olarak sağa kaymış oldu. Bu işin olayı budur, kökeni budur.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...