Adnan Oktar'ın 8 Şubat 2012 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Şu filmi seyredelim canım kardeşim. Kızılcahamam’daki gençler salona girmişler, şahsı manevici hocalara kök söktürüyorlar, maşaAllah. Bak, samimi olarak söylüyorum. Ben kendim organize etsem söylerim, derim; gittiler. Yani yemin ediyorum haberim yok. Hiçbirini tanımıyorum. Gerçekten tanımıyorum. Türkiye çapında, dünya çapında o kadar etkili olduk ki elhamdülillah. Bak çocuklar vicdanlarına rahatsız edici bir şey olarak geldiği için bu yanlış bilgiler, dayanamayıp cevap veriyorlar. Çünkü o kadar sarih bir şey ki inanılır gibi değil. Gözlerimin içine baka baka bizi yanlış yere çekmeye çalışıyorlar. Akgündüz Hocaya ben çok ayıp ediyorsun diyorum. Başka bir şey demiyorum. Buyurun bakalım.
Şimdi Ceh Cah ve Kahdani diyorlar değil mi? Hz. Mehdi (a.s)’dan vazgeçmişler anladığım kadarıyla. Tamam o da kabul. Kim Ceh Cah, Kahdani? Fethullah Hoca’yı kastediyorlar Allahualem. Hâlbuki Fethullah Hoca’nın öyle bir niyeti yok. Yani sağlığı da müsait değil, hali de müsait değil bu görevi yapacak. Allah ömrünü uzun etsin ama öyle bir imkânı da yok. İslam âleminin başına geçecek bir insandan bahsediliyor. Bu Ceh Cah diyorlar. Bediüzzaman “Hz. Mehdi (a.s)” diyor. Onlar da Ceh Cah diyorlar. Yalnız unuttukları bir konu var tabii. İsa Mesih (a.s), onu ne yapacaklar şimdi bakalım? Ceh Cah herhalde Hz. Mehdi (a.s)’ın arkasında namaz kılacak anladığım kadarıyla hadiste öyle. Bunların dediği de Ceh Cah’ın arkasında namaz kılacak Hz. İsa (a.s). Ve yahut Kahdani’nin arkasında. Ceh Cah, Kahdani ikisini de birleştirmişler. Hâlbuki Ceh cah ve Kahdane ikisi de ayrı şahıslar hadiste geçiyor. Onun arkasında namaz kılacak İsa Mesih (a.s) o zaman bunların kafasına göre. İsa Mesih (a.s) neredeymiş? İsa Mesih (a.s) şu an hayatta. Hıristiyan âleminin başına geçecek ve bütün dünyanın Müslüman olmasına sebep olacak. Diyor ki Bediüzzaman Hazretleri, “Hadislerde Hz. Mehdi (a.s)’ın arkasında namaz kılacağı Peygamberimiz (s.a.v) tarafından işaret ediliyor” diyor. Ceh Cah çıktığını farz edelim. Demek ki İsa Mesih (a.s) de onun arkasında namaz kılacak. Şimdi öyle bir açmaza girdi ki bunlar yani öyle anlatılır gibi değil. İsa Mesih (a.s)’ı sürekli unutuyor bunlar. Hz. Mehdi (a.s)’ı da alelacele ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. “Bundan bir asır sonra” diyor. Bediüzzaman kendi zamanından bir asır sonra diyor. Onun söylediği yıllar 1936. Bediüzzaman bu ifadeyi birçok yerde söylüyor. “Bundan yüz sene sonra” diyor. Ben mesela desem ki şimdi burada otururken. Bundan yüz sene sonra söyle bir şey bekliyoruz dersek ne anlaşılır? 2112 anlaşılır. Ne yapıyor hoca? Bambaşka bir üsluba geçmiş. Bundan dediği ifadede belli ki 2036. “2036’da darmakeşan edecek” diyor. Hoca da ne yapıyor? Hesabı karıştırıyor. Anlamadığından değil. “Seyidlik kayıtları bende mevcut” diyor. Ön kayıtları göster ne olur? Mahkemeye mi verilirsin? Ne zararı olur? “Bizdeki ön kayıtlar böyle” de, “bu şekilde” de görelim. Bir şey olmaz. Bir de o evrakların gelmesi eğer öyle zorsa ben her türlü masrafa razıyım. Uçak da tutacağım. Bizim çocukları da göndereyim. Evrakları alıp getirsinler. Yapmasın Akgündüz Hoca böyle şeyleri. Şimdi Hz. Mehdi (a.s)’dan kurtuldular. Ama İsa Mesih (a.s)’dan kurtulamadılar. Bak onu hiç hesap etmemişler. İsa Mesih (a.s) çıktığında Ceh Cah’ın arkasında namaz kılacak diyorlarsa tamam. Onlar Ceh Cah desin, biz Hz. Mehdi (a.s) deriz. Çünkü Ulül azm bir Peygamber bir kişinin arkasında namaz kılıp, ona uyuyorsa, onun veziri oluyorsa, bu arkadaşlar da ona Ceh Cah diyorlarsa, olmaz. Samimiyetsiz oluyor o zaman. “Mehdiyet bir kurumdur” diyor. Bak Hoca da şirkete çevirmiş. Bediüzzaman “o zat” diyor. Hoca da, “şirkettir” diyor. “Kurumdur” diyor. Bediüzzaman kurumdur demeyi bilmiyor mu? Bak Risale-i Nur nasıl çarpıtılıyor görüyor musunuz? Bütün milletin gözü önünde, bütün insanların gözü önünde. Sürekli o zat, o eşhas, o zat ifadesini kullandığına göre Bediüzzaman. Türkçeyi de çok iyi kullanan, Osmanlıcayı çok iyi kullanan bir insan. Arkadaş ne diyor? “Yok kurum demek istedi, Mehdiyet. ” diyor. Hz. Mehdi (a.s)’dan kurtulmak için binbir türlü atraksiyon var.
Bediüzzaman Hz. Mehdi (a.s)’ın üç büyük görev yapacağını söylüyor. “Ahir zamanın en büyük fesadı zamanında” diyor. Sonradan büyük bir fesat çıkacağını söylüyor. Fakat Bediüzzaman kendi devrinde “küfrün beli kırılmıştır” diyor. Kendi devri için tamam. Ama ahir zamanda küfrün belinin kırılmasını söylemiyor. O ayrı büyük bir bela ve tuyan olarak söylüyor onu ahir zamanda. Büyük bir felaket olarak söylüyor. Darwinizm’in, materyalizmin azacağını, müthiş güç kazanacağını, hatta diyor “telkin ve tenkit kabiliyeti tevessü ettikçe bu taun da gelişip kuvvet bulur” diyor. Yani “müthiş bir gelişme gösterecek Darwinizm ve materyalizm” diyor.
Darwinizm ve materyalizmi dağıtacak kişinin Hz. Mehdi (a.s) olduğunu Bediüzzaman açık açık söylüyor. Darwinizm’e hiç dokunmamıştır Bediüzzaman. “Ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s) temizleyecek” diyor. Ama kendi devrinde kendi devrinin Mehdisi olduğu için tabii ki küfrün belini kırmıştır. Mevlana Halid de kendi devrinde küfrün belini kırmıştır. İmam-ı Rabbani kendi devrinde küfrün belini kırmıştır. Abdulkadir Geylani kendi devrinde küfrün belini kırmıştır. Ama hicri 1400’de küfrün belini kıran Hz. Mehdi (a.s)’dır. Bunu kim söylüyor? En başta Peygamberimiz (s.a.v)’in hadisleri ve Bediüzzaman’ın yüzlerce açıklaması. Onun için ne Akgündüz Hoca’nın ne de diğerlerinin buna pek gücü yetmez. Bir sene kadar o anlattıklarına cevap vereceğim.
Bir de diyor ki bak, “Hz. Mehdi (a.s) çıkarsa elini öperim” diyor. Oradan da sağlama alıyor bir yandan da. Sen böyle diyorsan Hz. Mehdi (a.s)’ın elini öpme olayına şimdiden hazırlık yaptığına göre demek ki biliyorsun Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkacağını.
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler