Adnan Oktar'ın 22 Şubat 2012 tarihli A9 Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: Değerli Hocamız’ın sohbetine Sayın misafirimiz Şeyh Nazım Hazretleri’nin oğlu Bahaddin Efendi’nin katılımıyla devam ediyoruz. Hoşgeldiniz.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Selamun aleyküm.
OKTAR BABUNA: Aleykum selam.
ADNAN OKTAR: Nasıl Şeyhimiz’e nuru benziyor, maşaAllah, elhamdülillah. Gördüm mü, içimi bir inşirah, ferahlık kapladı maşaAllah. Şeyhimiz’den bize çok güzel, müjdeli haberler getirdi Bahaddin Efendi Hocamız, maşaAllah Şeyhimiz.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR: Bize Hocam, Şeyhimiz’in son halini bir anlatın, ümmet-i Muhammed bir sevinsin, bir duyalım sizin ağzınızdan.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Elhamdülillah biz size geldik, şeref bulduk.
ADNAN OKTAR: Allah razı olsun. Biz de şeref bulduk.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Bizi kabul ettiniz, herşey için de teşekkür etmek istiyorum.
ADNAN OKTAR: Allah razı olsun.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Allah öyle bir nasip etti ki, siz de bu hizmette en büyük katkıyı yaptınız maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Estağfirullah. Biz vesile oluyoruz. Biz Hocamız’ın kölesiyiz, Şeyhimiz’in.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Elhamdülillah, hepimiz kölesiyiz.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Şeyh Baba hakikaten çok iyi olduğunu çok rahatlıkla söyleyebilirim.
ADNAN OKTAR: Elhamdülillah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Ve yani Kıbrıs dışına çıktığıma göre, bu anlaşılmıştır ki, çok çok iyi olmuştur Şeyh Babamız elhamdülillah. Ondan da bir şüphemiz yok çok şükür. Ilk ağızdan da Sayın Adnan Hocamız’a istedim söyleyeyim. Onun için, hem de teşekkür için hem de bu müjdeyi kendim vermek istedim. Burada da ilan ediyoruz.
ADNAN OKTAR: Allah razı olsun. Elhamdülillah. Bütün ümmet-i Muhammed, bütün kardeşlerimiz birbirlerine haber versin, Şeyhimiz’e dua. Canımız Şeyhimiz’e, Allah ömrünü uzun, uzun, daha da uzatsın maşaAllah. Mehdi(a.s.)’ın ve İsa(a.s.)’ın Şeyhimiz’in elini öptüğünü görmeyi nasip etsin.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Amin, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Canım Şeyhim maşaAllah. Bu güzel hediyesini de gösterdim demin, acaip güzel maşaAllah. Çok nadide bir parça maşaAllah. Çok çok güzel. Şeyhimiz’e tekrar teşekkür ediyorum.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Kendi eliyle dedi ki, “bunu Adnan Hocam’a gönder” dedi.
ADNAN OKTAR: Ah canım benim.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: O şekilde getirdik. “İnşaAllah beğenir” dedi.
ADNAN OKTAR: Estağfirullah. Ne kadar güzel, onun ruhundaki güzelliği yansıtan bir güzellikte maşaAllah. Çok nadide, çok çok kaliteli, güzel bir parça maşaAllah. Çok teşekkür ediyorum. Şeyhimiz’in himmeti bizim için çok önemli inşaAllah, duası çok önemli. Hep onun bir manevi himmeti içerisinde olduk, elhamdülillah. Allah hiç eksit etmesin. O, dünya tatlısı. Kutbu’l – Aktab, elhamdülillah. Dünyada başka yok. Olsa, biliriz inşaAllah. Allah iyilik, güzellik, afiyet, bereket versin. Neşesinin yerine gelmiş olduğunu çok kanaldan duydum. Oktar sen de sık sık gidip kontrol et inşaAllah. Yine doktor beyler de inşaAllah istirham ederiz. Şeyhimiz’i ara ara kontrol ederek, maşaAllah o pehlivan gibi yapısıyla yine inim inim inletecek. Allah razı olsun. Şeyhimiz’in güzel sözleri olmuş, ben yine sizden de bir duymak isterim. Bu karıncayla ilgili bir şey söylemiş.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Şimdi Şeyh Baba diyor ki; “bu Hz. İbrahim(a.s.)’ın yangına atıldığı zaman, bütün herşey ayağa kalkmış. Bir de karınca, ağzında bir su, küçücük bir su, o suyla, o yangını söndürebilir miydi acaba” dedi. Evet söndürürdü. Kudretullah ile söndürürdü onu. Onun için dedi şimdi herkesin bir hizmeti o karıncanın hizmeti kadar olsa bile, Kudretullah ile çok büyük bir hizmet olur ve o yangın değil, dünya yangınını dahi söndürebilir. MaşaAllah sizin hizmetiniz de, o karınca hizmeti değil kesinlikle ama, biz kendimize diyoruz karınca, zat-ı aliniz maşaAllah büyük bir hizmet ve mücadele ve çok çok insanların kalbine girmişsiniz. Çok çok insanların ruhaniyetlerine hitap etmişsiniz ki, Şeyh Baba sizi bayağı takdir ediyor ve destekliyor manevi şekilde, son haddinde geliyor size. Yani böyle hiç kesilmeyen…
ADNAN OKTAR: Canım Şeyhim benim maşaAllah. O dünya tatlısı.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: (05.07)… enerjisi değil kesinlikle. Rabbani enerji.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah elhamdülillah. Dünya tatlısı, dünyanın her tarafına yayılıyor onun vesilesiyle inşaAllah. Ben onun sözlerini, o mübareğin, o canım Şeyhim’in sözlerini sizden duyayım ki, çünkü tarihi onlar, çok güzel sözler. Her sözünü rabtediyoruz. Onun için ben mükerreren tekrar ediyorum inşaAllah. Güzellik ile ilgili bir şey söylemiş bir de.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Dedi ki; bu hususi, Adnan Hocam’a söyleyiniz bunu. “ ‘Allah-u cemîlun yuhibbu'l-cemîl’ yani Allah Zülcelal, cemil, cemil dediği güzel. Ve güzeli sever. Onun için Hocam’a da bu mesajımı söyleyin” dedi. O yakışır ona diyor, onun güzelliğine yakışır bu.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, canım benim. MaşaAllah, Allah neşesini, şevkini, sağlığını, sıhhatini kat kat arttırsın. Bizlere bağışlasın. Dünyanın neşesi o, dünyanın neşesi maşaAllah. Dünyanın süsü Şeyhimiz maşaAllah, elhamdülillah. Bir de bu sağlığı ile ilgili çok hoşuma gitti o, hani demiş ya “benim oğlum”…
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Şimdi böyle bir mesela var ki, yani biz her türlü imkana rağmen, her şeye rağmen bizi Şeyh Baba ekarte etti, bir kenara çekti. Dedi ki, “siz oturun bir kenarda, Adnan Hoca vazifeye girsin”, ve zat-ı aliniz bu vazife ile, maşaAllah en büyük vazifeyi, en büyük himmeti yaptınız ama orada bir hizmet, hiçkimseye bırakmadı. Size verdi bunu. Bunu size nasip etti ve bunun şahidiyim yani. Yani yaşadım, şahidi değilim, yaşayanıyım.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Bu sizin maşaAllah inanılmaz güzellik, inanılmaz bir hizmet, inanılmaz bir şey.
ADNAN OKTAR: Elhamdülillah. Şeyhimizin ağzından çıkan her kelime bizim için hayati olduğu için, ileriki nesillere de nakledilmesi gereken, çok büyük müjdeler, güzellik olduğu için dünya o güzelliği bilsin diye inşaAllah sizin ağzınızdan mükerreren inşaAllah tekrar ettiriyorum ki, ediyorum ki, münafıklar çatlasın, kafirat ve kafirun, münafıkun ve mükafıkat, iblusun ve iblisat çatlasın, müminlerin kalbine de inşirah, ferahlık, sevinç olsun. Canım Şeyhim maşaAllah, Kıbrıs yemeklerini seviyor diyorsunuz.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Çok seviyor, Kıbrıs damağı var Şeyh Baba’da, onu değiştiremiyoruz bir türlü. Bizim bir Japonya maceramız vardı. Onu da bir nakledeyim. Sene 2001, büyük bir seyahat yaptıydık, Özbekistan, Malezya, Endonezya, Japonya, Pakistan, Srilanka ve geri döndüydük. Iki aylık bir seyahatimiz olduydu. Dolayısıyla biz Tokyo’ya indiydik.Tokyo’da bize hizmet eden Pakistanlı insanlar vardı, sevenleri vardı Şeyh Baba’nın. Hergün Biryani yerdik, Chicken tikka yerdik, efendime söyleyeyim Massalata, bunların meşhur Hindistan yemekleri. Ben de dedim ki; “baba, şimdi biz Japonya’ya geldik, Japon yemeği yiyelim bari. Memlekete gelmişiz, Pakistan yemeğini yiyeceğiz zaten Pakistan’da”. “Hadi tamam senin hatırın olsun. Bir Japon yemeği yiyelim” dedi.O zaman Toshiba şirketinin CEO’su dedi ki, ben sizi davet ediyorum yemeğe ve Japon yemeğine. Tabii şimdi Japon sofrası kuruldu, ekmek yok, tabii bizim alıştığımız en çok ekmek. Gelen şeyler pişmemiş balıklar, sushi’lerdir şeylerdir. O gün Şeyh Baba bana o kadar bir azarladı ki, “ya oğlum biz yemek yemeğe geldik, sen nereye getirdin. Ekmek yok, çiğ balıkları koymuşlar önümüze”. O günden beri ben artık hiç Japon yemeği, şey yemeği istemiyoruz. Epey de bir macera olduydu. O için yani Şeyh Baba Kıbrıs damağından kaçamıyor yani.
ADNAN OKTAR: Şeyh Bahaddin Efendi canlı yayında inşaAllah, alt yazı olarak inşaAllah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Estafirullah, bizim şeyhlik yok. Biz sadece köle.
ADNAN OKTAR: Hepimiz kölesiyiz maşaAllah. Tevazunuz o sizin maşaAllah. Allah razı olsun. MaşaAllah, şeyhimizin sohbetleri o kadar tatlı. Mesela ben sizde o ruhaniyetten gördüm. Mesela hemen kalbimize bir ferahlık, hemen bir neşe geldi. Çok benziyorsunuz, maşaAllah. O seyyitlerin, şeriflerin yakışıklılığı üstünüze tam olmuş. Çünkü maşaAllah hem seyyidi, hem şerifisiniz maşaAllah. Elhamdülillah, çok mübarek bir soy, elhamdülillah. Allah ceddimize böyle bir güzellik vermiş, maşaAllah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Bu sizin bereketiniz.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, estafirullah. Biz vesile oluyoruz inşaAllah. Allah Şeyhimiz’e, sağlık, sıhhat, afiyet, güzellik, içindeki o coşkun muhabbeti de daima muhafaza etsin. Bizlere bağışlasın. Tekrar tekrar duada fayda var. Her namazda kardeşlerimiz dua etsinler. Yani bir kere dua değil de, beş vakit namazlarında Şeyhimiz’e dua etsinler. Şeytanın ve şerrilerin, zalimlerin adamlarından da Cenab-ı Allah Şeyhimiz’i muhafaza ve mahfuz buyursun inşaAllah. Şeyhimize şimdi demir hindi şerbeti, Osmanlı. Bakın nasıl içiyor, göreceksiniz inşaAllah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Şeyhimiz Osmanlı zaten.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, has Osmanlı. MaşaAllah, Osmanlı hayranı, ne kadar güzel, o kadar hoşuma gidiyor ki o yönü, elhamdülillah, maşaAllah. O bize o yönüyle de güzelliğini sunuyor. Kıbrıs’ın süsü, Kıbrıs’ın bereketi, Kıbrıs’ın güzelliği. Cumhurbaşkanı ziyaretine gelmiş, acayip şakacı, acayip tatlı. Şimdi diyor ki: “Şeyhim” diyor, “sizin hasta olduğunuz söylendi” diyor. Onun meşhur bir sözü var, onu söyledikten sonra kalkıyor, kalkıyor oynamaya başlıyor. “Kim söyledi onu?” diyor. Cumhurbaşkanı’nın acayip hoşuna gidiyor. MaşaAllah, maşaAllah. Bütün sevenlerine selam ediyoruz. Allah hepsinin kalbine ferahlık, neşe versin. Güzeller güzeli Sultanımız’ın o süs olma halini, o güzellik halini Allah daim buyursun. Sizlere de bereket versin, iyilik güzellik versin. Ailenize, iyalenize, efendim, şerefli, güzel insanlara, bereket, bolluk, hayırlı uzun ömür nasib etsin inşaAllah. MaşaAllah, Şeyhimiz’in üslubu acayip hoşuma gidiyor. Her sözü çok önemli, onun için ben hepsini böyle muhafaza ediyorum. Mesela çok güzel bir benzetme, diyor mesela, “karınca küçük bir su damlasını götürüyor ama” diyor, değil mi?
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Evet.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, “o” diyor, “Firavun ateşini söndürür” diyor inşaAllah. “Hocamız’ın hareketi de” demiş, “öyle küçük ama çok etkili olacak” demiş. MaşaAllah, elhamdülillah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Kudretullah, kudretullah olduktan sonra, zerre bile neler yapar.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah, Nemrut’un ateşini de söndürür, küfür ateşini de söndürür. İnşaAllah hepimiz vesile oluyoruz, Allah razı olsun. Sizlerin de güzel gayretlerinizi duyuyoruz, elhamdülillah. Özellikle böyle devlet büyüklerine, krallara, ondan sonra işte Brunei Sultanı dahil değerli bilinen kardeşlerimize, yani bütün müslümanlar değerli ama onlar da tabii baş oldukları için önemli. Çok bereketli, çok hayırlı, güzel hizmetler yapıyorsunuz. Bir de çok klassınız maşaAllah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Estafirullah.
ADNAN OKTAR: Hem kaliteli, hem yakışıklı maşaAllah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Estafirullah, o sizin güzelliğiniz.
ADNAN OKTAR: Konuşkanlığınız güzel, çok hoş sohbetsiniz. Şeyhimiz’in o güzel özelliği üstünüze geçmiş.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Estafirullah.
ADNAN OKTAR: Hoş sohbetliliğiniz mükemmel. Ben acayip sevindim.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Ben de memnun oldum.
ADNAN OKTAR: Çok nüktedan, aynı Şeyhimiz gibi maşaAllah. Çok akıcı, neşeli, çok güzel konuşuyor. Bulunduğu mekanı böyle bir anda nurlandırıyor, maşaAllah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Estafirullah.
ADNAN OKTAR: Allah bereket, bolluk, iyilik, sağlık, sıhhat versin. İnşaAllah bizleri şaşırtmasın, doğru yoldan ayırmasın.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Amin.
ADNAN OKTAR: Deccaliyetin, tuğyanın mağlubiyetini Allah Şeyhimiz’e de göstersin. Bizlere de göstersin. Hz. Mehdi (a.s.)’a kavuştursun. Hz. İsa Mesih (a.s.)’a kavuştursun. En büyük isteklerimden birisi. İsa Mesih (a.s.)’ın ve Mehdi (a.s.)’ın, yanyana ikisi birden, Şeyhimiz’in elinden öpmeleri, peşpeşe.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Amin.
ADNAN OKTAR: Ve sarılıp güzelce böyle sakallarını okşamaları. Canım, bak “1940’tan beri bekliyorum” diyor. Cenab-ı Allah nasib etsin. Allah’a yalvarıyoruz inşaAllah. O güzel nimeti ona nasib etsin. Bak ben ayrıca “Mehdi (a.s.)’ı, İsa Mesih (a.s.)’ı görmedi” demiyorum. Orası hiç belli olmaz. Orası hiç belli olmaz. Yani o, üçlerin, yedilerin, kırkların başı, evliyanın başı. Yani onun görmediği, duymadığı, konuşmadığı bir ortam olmaz. Anlayan anlar dediğimi. Ama bir de ben görmek istiyorum, gözümle görmek istiyorum, o inşaAllah. Allah nasib etsin.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Siz de gördünüz Hocam.
ADNAN OKTAR: Estafirullah, inşaAllah, inşaAllah oluruz. Dua edin de inşaAllah o şekilde olalım. Allah razı olsun. Şeyhim bize bir emriniz var mı?
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Estafirullah. Bizim hasleten teşekkür etmek için burdayım, zat-ı alinize.
ADNAN OKTAR: Estafirullah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Ve ekip arkadaşlarınıza, yani maşaAllah. Yani sizin Şeyh Baba’yı bu kadar sevindiren insanlar oldunuz. Yani bu kadar bizi sevindiren insanlar oldunuz ki, biz bir şekilde uyandık yani. Ondan, bugün benim sizinle gelip bilhassa elinizi öpmek istedim.
ADNAN OKTAR: Estafirullah, estafirullah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Sizin hayır duanızı almak istedim. Bu güzel sohbetinizi ve bu güzel oturmayı sizinle arzu ettim. Allah’a şükür, bugün de kısmetti, nasipti. Ve ben bu münasebetle Allah’a şükrediyorum ve iki rekat şükür namazı kılacağım bu mesele için.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah, elhamdülillah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Bir de, Şeyh Baba’nın hasta yattığı gün bana söylememi istediği, güzel bir şey isterim, güzel sesle söylemek istiyorum onu.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Şeyh Baba’nın öğrettiği. Ve dedi ki, benim sesim Davudi bir sese sahip olduğumdan dolayı, “sen söyle” dedi bunu. Bunu da inşaAllah herkes nağmesini ve sözlerini ezberlerse çok frahlattırıcı ve çok rahatlattırıcı bir zikirdir.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, buyrun Sultanım, buyrun.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Bismillahirrahmanirrahim, Subhanım Allah, Sultanım Allah. Nebim Muhammed Aleyhisselam. Subhanım Allah, Sultanım Allah. Nebim Muhammed Aleyhisselam. Subhanım Allah, Sultanım Allah. Nebim Muhammed Aleyhisselam.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Kendisi.
ADNAN OKTAR: Hocam sesiniz bir kere muhteşem, maşaAllah. Hz. Davut (a.s.)’ın gibi. Ama nağmeler muhteşem, maşaAllah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Nağmeyi de Şeyh Baba dedi, “bu şekilde yap, bu şekilde yap”. Nağme de onun nağmesidir.
ADNAN OKTAR: Ah canım.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Sözleri de onun zikridir.
ADNAN OKTAR: Ah benim canıma, maşaAllah, elhamdülillah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Bir sıkıntı olduğu zaman, şey olduğu zaman, onu söyleyin, korkmayın.
ADNAN OKTAR: Elhamdülillah, elhamdülillah.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Bütün gün böyle söylerseniz olur.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, ne güzel imanı, ne güzel coşkusu. O en ağır hastalığında, insan kardeşim, ağzını açamayacak halde oluyor insan. Allah Allah. Allah’tan bahsediyor, hemen ayağa kalkıyor. Resulullah (s.a.v.)’den bahsediyor, hemen ayağa kalkıyor. Yani, o hali, ne güzel Allah’tan coşkuyla bahsediyor. Ne güzel imtihan bu, ne güzel mümin, ne kadar derinlik bu maşaAllah, elhamdülillah, ne güzel Allah sevgisi, ne güzel Resulullah (s.a.v.) sevgisi, ne güzel Mehdi (a.s.) sevgisi, ne güzel İsa Mesih (a.s.) sevgisi. Dünyanın kutbu, elhamdülillah. Canımız Sultanımız’ı Allah bize bağışladığı için Allah’a hamd ediyoruz. Kardeşlerimiz de sağlık sıhattinden dolayı Allah’a şükür namazı kılsınlar iki rekat, Allah bize bağışladığı için. Çünkü bu bayağı büyük bir sevinç, bayağı zindeymiş maşaAllah. Allah sizden de razı olsun, lütfettiniz, şeref verdiniz, maşaAllah. Şeyhimiz’in dediği gibi, karınca gibi hizmet ediyoruz ama inşaAllah Nemrut’un ateşini söndüreceğiz. Ne güzel söylemiş Şeyhimiz, ne güzel benzetmiş. “Adnan Hocamız’ın” demiş, “hareketi öyle küçük gibi görünüyor ama Nemrut’un ateşini söndürecek” demiş.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: İnandık ve kabul ettik.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Hocam şeref verdiniz, lütfettiniz, mübarek Şeyhimiz kerametini hissettik. Çünkü kalbimize bir inşirah bir ferahlık geldi Hocamız binaya geldiğinizde, yeminle söylüyorum bir ferahlık hissettim. MaşaAllah, bu hem Şeyhimiz’in kerameti hem sizin kerametiniz.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: Estafirullah bizde bir keramet yok.
ADNAN OKTAR: Yok öyle, elhamdülillah, maşaAllah. Allah evladınız, iyalenizle, ve mübarek Sultanımız’la sevinçli ve güzel bir hayat nasib etsin. Allah derin iman nasib etsin, İttihad-ı İslam’ı görmeyi nasib etsin. Cennette de kardeş etsin, böyle karşılıklı cennet bahçelerinde, Şeyhimiz’in o güzel sohbetlerini Allah bizlere nasib etsin. Resulullah (s.a.v.)’in yanında, peygamberanın yanında, tatlı Şeyhimiz’in yanında, güzel, sevinçli, sonsuz hayat nasib etsin cennette. Sultanım eğer destur verirseniz programı kapatıyoruz.
ŞEYH BAHADDİN EFENDİ: İnşaAllah
ADNAN OKTAR: Bismillah, hadi kapatalım inşaAllah.
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu - Video
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu - Video
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler