Adnan Oktar`ın 17 Eylül 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
OKTAR BABUNA: Dün çok hikmetli bir şekilde şunu söylemiştiniz Hocam; “PKK devletin kitabını alıyor, "sen evrimle oluştun, (haşa) Allah yoktur" diyor. "Sen bir hayvan türüsün" diyor. Ha köpek ha sen, ha böcek ha o. O zaman da rahatça adam öldürüyor” demiştiniz, “bu mantıkla da”
ADNAN OKTAR: Tabii. Adam mesela kargaya nişan alıyor, öldürüyor. “Ne oldu” diyor, “bir şey oldu mu?” “Yo, kargayı öldürdün” diyor. “Peki, insanın ne farkı var?” diyor. “O evrim halkasının bir yönü, bu da evrim halkasının bir yönü. Ne fark edecek?” diyor. “Bir yol Konya’ya gidiyor, bir yol İzmir’e gidiyor” diyor. “Aynısı, fark etmez” diyor. Dolayısıyla adam gönül rahatlığı içerisinde bizim Mehmetçiklerimizi şehit ediyor. Allah korkusu olmuyor adamda. Diyorlar ki; “hiç mi Allah’tan korkmuyorsun?” Adam, “Allah’a inanmıyorum” diyor. “Bu nasıl bir vicdandır” diyor. Vicdanı zaten adam; Marksist felsefenin, diyalektik felsefenin, Leninizmin düşmanı olan bir düşünce olarak ortaya sunuyor. “Böyle bir şey yapmanız hastalıktır zaten” diyor; “Acıma hissi, merhamet hissi, vicdan gibi duygular bir hastalıktır” diyor. “Siz bu hastalığı bize niye soruyorsunuz, ben anlayamıyorum” diyor. Lenin de şaşırıyor. “Bizim uyguladığımız şiddeti eleştirmelerine hayret ediyorum” diyor. Bombalıyorlar, yerle bir ediyorlar, adamları öldürüyorlar. “Tuttuğuna sıkın, kafasına sıkın” diyor adam. “Yüzüne sık” diyor, Lenin söylüyor, “kurşunu basın suratlarına” diyor. Eleştirenlere de hayret ediyor. “Marksizmi bilmiyor musunuz, Leninizmi anlamadınız mı, hala kavrayamadınız mı siz?” diyor. Öbüründe de barıştan, kardeşlikten bahsediyorlar. Allah Allah. Güler böyle şeye Marksistler. Leninistler güler buna. Teröristlerin acayip komiğine gidiyordur böyle izahlar. Adamın inancına göre inanılır gibi değil böyle konuşmaları. Eğitim olmadan, anti-Marksist eğitim olmadan bu belanın, bu vebanın durması mümkün değil. Bin kere söyledim, yine söyleyeceğim, inşaAllah. Ve zor bir şey de değil. Yardımcı olalım, bizim bir iddiamız yok. Gizlice de yardımcı olabiliriz, açıkça da yardımcı olabiliriz. Benim Güneydoğu’daki canlarım dindarlar, dindarlıktan zevk alıyorlar. Dindarlık zevklidir. Şefkatten, sevgiden zevk alıyorlar. Allah korkusundan zevk alıyorlar. Dedim, yerde oturacaklar güzel böyle, sıra geceleri olacak böyle, sazlı-sözlü güzel eğlenecekler, namazlarını kılacaklar, mırralarını içecekler, zılgıt çekecekler. Onların mutluluğu bunun içindedir. Yani Allah’a yakınlıktan zevk alırlar; saygıdan, hürmetten. Bir büyüğü gelecek, ayağa kalkacaklar. Komünist olarak benim Güneydoğu’daki canlarım yaşayamaz, mahvolurlar; ruhen, bedenen çökerler. Olmaz. Bak, Çin, insanlıktan çıktı Çin. Adamlar ruh gibi bakıyor. Adamları robota çevirdiler, delirttiler adamları yani. İnsanlıktan çıkardılar adamları. Ne sanatçısı kaldı, ne bilim adamı kaldı, hiçbir şeyi kalmadı Çin’in. Rusya da öyle.
OKTAR BABUNA: Bölücübaşının, bir de Lenin’in sözünü okuyayım mı Hocam?
ADNAN OKTAR: Oku, evet.
OKTAR BABUNA: Bölücübaşı diyor ki;“Lenin 1900’de ne ise ben de 21. yüzyıl sosyalizmini temsil ediyorum, reel sosyalizmle savaşarak, emperyalizmle savaşarak yeni sosyalizmi inşa ediyorum”
“PKK, Marksizm-Leninizm geleneğine uygun bir gelişme yaşamıştır. Bundan sonrası açık ki etle tırnak gibi birbirinden ayrılmayan bu miras üzerine şekillenecektir” diyor bölücübaşı.
Lenin de, siz daha iyi bilirsiniz, inşaAllah; “Sosyal-demokratların gururla ve böbürlenerek, "biz, anarşist, hırsız, soyguncu değiliz, biz bunların çok üstündeyiz, gerilla savaşını kabul etmiyoruz" dediklerini görünce kendime soruyorum: Bu adamlar ne söylediklerinin farkındalar mı?”
“Bir Marksist, kendini sınıf mücadelesine dayandırır, toplumsal barışa değil. Belirli keskin siyasal ve iktisadi bunalım dönemlerinde, sınıf mücadelesi doğrudan bir iç savaş, yani toplumun iki kesimi arasındaki silahlı mücadeleye doğru gelişme gösterir. Böyle dönemde Marksistler, iç savaştan yana yerlerini almak zorundadırlar. İç savaşın herhangi bir moral suçlaması, Marksist açıdan kesenkes benimsenemez” diyor Lenin.
“Bunalım dönemlerinde, sınıf mücadelesi doğrudan bir iç savaş, yani toplumun iki kesimi arasındaki silahlı mücadeleye doğru gelişme gösterir. Böyle dönemde Marksistler, iç savaştan yana yerlerini almak zorundadırlar. İç savaşın herhangi bir moral suçlaması, Marksist açıdan kesinkes benimsenemez” diyor Lenin.
ADNAN OKTAR:Bitti, adam işte bunu anlatmış ve bunu benimsetmiş Güneydoğu’da. Buna karşı bilimsel cevap verilmezse, bilimsel çalışma yapılmazsa, bu tek taraflı gelişir işte, değil mi? Anlatalım, anlatalım ama eninde sonunda anlayacaklar, inşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler